11Haber-BilecikHaber

Bilecik Nöbetçi Eczaneleri

Bilecik'in merkez ve ilçelerinin güncel nöbetçi eczanelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz..
11Haber-BilecikHaber
» İBRAHİM TORUN:“bırakın insanları malesef TOPRAK bile KANSER olabilir” 16 Ağustos 2019, Saat 18:04
İBRAHİM TORUN:“bırakın insanları malesef TOPRAK bile KANSER olabilir”

Pazaryeri İlçesinde kurulması planlanan ve geçtiğimiz günlerde temelleri atılan bir fabrika tesisi ile ilgili İbrahim Torun açıklamada bulundu.

Sosyal medya üzerinden değerlendirmede bulunan Torun konunun önemine vurgu yaparak şunları aktardı:

“Sevgili PAZARYERİ ‘LİLER!!!

(LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUNUZ! ( Bu bilgileri size kimse vermez söylemez. Bu sıkıntıları en başta dile getirip gerekli uyarıları yapmıştık ancak umursanmayıp kulak ardı edilmişti)
İlçemizde doğayı,çevreyi ve insanımızı son derece rahatsız eden halk arasında B.K kokusu diye adlandırılan koku aslında kükürtdioksit (SO2) gazıdır. Keskin bir kokuya sahiptir.Kükürtdioksiti oluşturan oksijen ve kükürt arasında POLAR-KOVALENT bir bağ yapar atmosferik basınçta İĞNELEYİCİ ASTIM GAZ ve YÜKSEK BASINÇTA SIVI haldedir.Bu gazdan en çok etkilenenler çocuklar ve astımlı kişilerdir.Çünkü kükürtdioksit solunum yollarının daralmasına neden olur. Ğöğüs sıkışır, nefes alıp vermekte zorluk yasanır, solunum hırıltılı olur akçiğer savunma mekanizması bozulur buna bağlı olarakta kalp rahatsızlıkları ortaya çıkabilir.
Çok önemli olan diğer kirletici ise AZOTOKSİTLERDİR ( NOX ). Bu gaz genellikle büyük sanayi kuruluşları, büyük fab., yüksek sıcaklıkta yanan kazanların bacalarından ve benzinli araçların eksozlarından havaya karışmaktadır. Azotlu bileşiklerin en önemli iki tanesi AZOTMONOKSİT ( NO ) ve AZOTDİOKSİT
( NO2 ) dir ve her ikisi de ZEHİRLİDİR. Çok az miktarda bile kana karıştığı zaman ödem ve kanamalara yol açtığı için hem insanlar hemde diğer tüm canlılar için çok tehlikelidir. Renksiz, kokusuz, tatsız olan NOX akçiğeri tahrip eder.
Atmosferde fotokimyasal sis oluşumuna yardımcı olan bu gazlar rüzgar tarafından dağıtılmadığında havada asılı kalırlar ve su buharı veya yağmurla birlikte ASİT YAĞMURU olarak yeryüzüne iner toprağa, doğaya ve tüm canlılara geri dönülmez zararlar verir.
Peki bu sıkıntılara neden olan tesisler yapılmayacak mı? Bunlara karşı mıyız? Tabi ki, elbette olacak, olmalı ancak cennet ilçemizin en verimli ovasında değil Sivrihisar, Karapınar vb. kıraç, bozkır, canlı hayatın olmadığı yerlerde olmalı.( Söylentiye göre Polatlı ve Eskişehir organize sanayi bölgeleri böyle bir tesisi kabul etmemişler.) Mal bulmuş mağribi gibi her şeye saldırmamalı. Siyasi rant, istikbal, kişişel çıkarlar ön planda tutulmamalı. İnce eleyip sık dokumalı, dokuz ölçüp bir kesmeliyiz. Böyle tesisler gelirken herkes sahipleniyor kimselere bırakmıyorlar ancak gelin görün ki KOKUSU çıkınca herkes birbirinin üzerine atmaya başlıyor kimse sahiplenmiyor ve herkes dert yanıp şikayet ediyor. Peki ilçemizin, insanımızın, doğamızın suçu neydi? Acı ama gerçek olan bir durumla yüzleşmek zorunda kalabiliriz bırakın insanları malesef TOPRAK bile KANSER olabilir. Bu yüzden toplumun tüm kesimleri insiyatif alarak bu sorunun çözümü için seferber olmalıdır. Sonradan kimse vay efendim bilmiyorduk, haberimiz yoktu demesin! Biz gerekli bilgilendirmeyi ve uyarılarımızı yapalım sorumluluğumuzu yerine getirelim. SAYGILARIMLA….”