KAHRAMAN OLMAK BAZEN “DEVAM ET” DEMEKTİR
Bazı hikâyeler vardır. İnsanı önce üşütür, sonra ısıtır.
Çünkü umut bazen kar fırtınasının içinden, buzlu bir yoldan gelir.
Yıl 1925…
Alaska’nın Nome kasabası.
Dünyanın geri kalanı için sıradan bir kasaba…
Kasaba halkı için ise evrenin merkezi.
Karakış öyle bastırmıştı ki, gökyüzü bile kırılacak gibi duruyordu.
Uçaklar uçmuyor, yollar kapanıyordu.
Ve görünmez bir düşman çöktü kasabanın üstüne: difteri.
Çocuklar ölüyor, annelerin gözleri donmuş pınarlar gibi acıyla parlıyordu.
Kasabanın tek umudu yüzlerce kilometre uzakta, Anchorage’daki depolarda duran serum şişeleriydi.
Dünyanın ortasında, vahşetin en sessiz, en bembeyaz yerinde bir karar aldı halk.
Serum kızaklarla getirilecekti.
Ama bu havada kim, nasıl getirecekti?
Umutların tükendiği, annelerinin gözyaşlarının buz tuttuğu bir anda iki kahraman çıktı ortaya.
Togo ve Balto.
İki köpek.
Önce Togo asıldı kızağa.
Yol, yeryüzünün en sert coğrafyasının omzundan geçiyordu.
Buz denizleri kırılıyor, rüzgâr uluyor, kar can yakıyordu.
Ama Togo durmadı. Çünkü her kar tanesinde bir çocuğun nefesi vardı.
Sonra nöbet Balto’ya geçti.
Yaklaşık 85 kilometrelik son etapta, balta girmemiş karanlıkta, donmuş vadilerde, göz kapaklarına buz, tüylerine kar işlemiş halde…
O sadece koşmadı; serumu, yani hayatı Nome’a getirdi.
Kasabaya girdiğinde saat sabaha karşıydı.
5 gün 7 saatte 1.085 kilometrelik bir destan tamamlanmıştı.
Ve o küçük cam şişeler, yeniden çocukların nefes almasını sağladı.
Togo bilgelikti.
Balto cesaret.
Biri yolun yükünü taşıdı, diğeri yolun kaderini.
Bu yüzden bu destan ikisinindi.
Biri sessiz dağların arasında adını rüzgâra yazdı,
diğeri kasabanın sokaklarında insanlığın hafızasına.
Bugün iki köpeğin de heykeli var. Biri New York’ta, diğeri Alaska’da..
Bronz bedende taşlaşmış bir vicdan, bir sadakat.
Ama asıl anıt, Nome’da bir çocuğun yeniden aldığı ilk nefeste kaldı.
Ve belki de o an, gökyüzü biraz daha aydınlıktı.
Çünkü iki köpek, insanlığa şunu anlatmıştı.
“Kahraman olmak, bazen başkaları için sadece ‘devam et’ demektir.” (Alıntı) 
