Dolar 8,6580
Euro 10,1795
Altın 488,66
BİST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik 30°C
Az Bulutlu
Bilecik
30°C
Az Bulutlu
Paz 27°C
Pts 32°C
Sal 27°C
Çar 22°C

BULUŞURUZ GÖKYÜZÜNDE NEŞELİ BİR MEYHANEDE

BULUŞURUZ GÖKYÜZÜNDE NEŞELİ BİR MEYHANEDE
sırmalılar
A+
A-
01.09.2021

“… Günü geldi uçtu gitti gökyüzüne, kavuklu fotoğrafı durur Ses 1885’te. Bir gün ben de uçup geleceğim gökyüzüne, buluşuruz gökyüzünde, neşeli bir meyhanede.”

Ferhan Şensoy’un Rasim Öztekin’e vedası o kadar dokunmuştu ki içime! İnsan birlikte büyüdüğü, büyüttüğü, yeşerttiği, savaştığı, eğlendiği, ürettiği dostunu başka türlü nasıl uğurlayabilirdi ki? Onu toprağa gönderemezdi, onu ancak gökyüzüne gönderebilirdi. Buluşacağı yeri de elbet neşeli isterdi, neşeli bir meyhane! Yine de demiştim ki, umarım çok hızlı buluşmazsınız, biraz bekler Rasim Öztekin Ferhan ağabeyini.

14 Mart 2020… Orta Oyuncular 40. Yılında “ŞAHLARI DA VURURLAR” ile yeniden sahnede! Bütün heyecanımızla, ön sıralarda oturacak olmanın sevinciyle oyun gününü bekliyoruz. Benim biletim arkadaşımın bana doğum günü hediyesiydi.

14 Mart 2020… Koronavirüs Pandemisi nedeniyle ülkemizin ilk tokat yiyen, ağlatılan ve gözyaşı asla silinmeyen çocuğu “Sanat” oluyor. Oyunlar iptal ediliyor, Şahları Da Vururlar iptal ediliyor.

14 Mart 2020… Oyuna gideceğimiz arkadaşlarımızla yine de bir arada olmak isteğiyle neşeli bir şarap evinde buluşuyoruz. Bütün akşam gülüp eğleniyoruz, masamızda dostlarımızın sayısı artıyor, sohbetimiz artıyor… Bütün akşam dilimizde “şu an yoldaydık”, “şu an salondaydık”, “şu an oyun başlıyordu”, “şu an oyunun sonu gelmiştir muhtemelen” serzenişleri… Koronavirüs hayatımızın gerçeği olmadan önce dostlarla geçirdiğimiz çok keyifli ve hatta uzun bir süre birbirimizi, kimseyi göremeden geçireceğimiz günleri tahmin edemediğimiz günü ortaoyuncular armağan ediyor bize.

Yıl 2020, Martın yirmibiri gün kötü haberle başladı, diyor Ferhan Şensoy daha birkaç gün önce şarkılar söyleyerek oyun provası yaptıkları Levent Ünsal’ın ardından… Ortaoyuncuların 41. Yaşını göremeden Rasim Öztekin uçup gidiyor sonra.

30 Ağustos 2021 gününe kadar ne zaman bir araya gelsek “Şahları Da Vururlar’a da gidemedik” dedik birbirimize, 31 Ağustos 2021 sabahı boğazımız düğümlenene kadar. Ferhan Usta’nın da uçup gittiğini duyduğumdan beri hep içimde, keşke 40. Yıllarında çıkabilseydiler sahneye üzüntüsü var.

Hayatın Eve Sığmaya çalıştığı günlerde daha çok buluştuk Ferhan Şensoy ile, güncel “Soru Cevap” larıyla ve güncelliğini yitirmeyen oyunlarıyla. Evde karşılıklı sohbet eder gibi, karşısında yanlış kelime etmeye çekinerek tebessümle dinliyoruz yayınlarını. Ferhan Şensoy biz gibi değil, her şeyi söylemeye cesaret ediyor “Üstelik benim dilimin kemiği yok, ağzıma geleni söylerim” diyor. İyi ki varsın iyi ki diyorum, inşallah seni de yıpratmazlar “hukuk” ile.

Sonra açıp oyununu izliyorum, o küçükken çok güldüğüm Ferhan Şensoy’a, eskisi kadar çok gülemiyorum artık, gülerken öfkeleniyorum “Nasıl hala aynı dertten muzdarip olabilir bir ülkenin zavallı vatandaşları” diyorum, ölümsüz sanatına hayran kalarak.

Bir sabah neşeyle uyanıyorum “Pehlivanlar Merhaba!” yazıyorum arkadaşlarıma, Emre hemen cevap veriyor “Bürokratlar naberler naberler?” sonra birlikte konuşuyoruz, oyunlarında bugünleri nasıl da gördüğü üzerine. “Biz politik bir tiyatroyuz, benden sonra da öyle kalacak” diyor zaten kendisi de 2020 yılında.

Bütün gün aklımda Ferhan Şensoy, kulağımda sesi… Bu yazdıklarımı şans eseri görse beni nasıl da küçümseyeceğini bilmenin verdiği tebessüm. O nedenle onun hakkında çok yazmadan, ona dair anlarımı, anılarımı yazabiliyorum. Övmeye bile çalışsam “hadi lan oradan” deyiverecek sanki bana.

“Ben büyüdükçe Türkiye geriye gidiyor, herhalde artık büyümemem gerekiyor.” demişti bir yayınında.

Büyümeseydin, yaşlanmasaydın ama gitmeseydin Ferhan ağabey, Türkiye’nin daha güzel günler göreceğine inançlarımızın günden güne yeşermeye çalıştığı bu dönemde kalsaydın da beraber görseydik güzel günleri. İki çift söz etseydin, biz de arkadaşlarımızla birbirimize iletip bir kat daha fazla keyiflenseydik güzel ülkemizin güzelleşen günlerine.

Sana söz Kavuklu, sana söz, Türkiye’nin biz büyüdükçe daha geriye gitmediği günleri kutlayacağız, neşeli bir meyhanede!

Merve EREN

reklam
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments