Temesist

ELVEDA RUMELİ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Biz Yugoslavyadan geldik..

Birçok ailede bu cümlenin ardından bir şehir adı söylenir: Sarajevo, Mostar, Novi Pazar, Tutin, Sjenica rozaje bijelo polje kolaşin, Prizren, Piriştina, Üsküp, Gostivar, Kalkandelen, Drenova, Buholo, Veles ( Köprülü)

Ardından geride kalan akrabalar ;hüzünlü anılar, bağ bahçe, At, İnek, Koyun, keçi… Eski ev ve Türkiye’de kurulan yeni hayat anlatılır.

İlk olarak 1870’li yıllarda gelmeye başladık, daha sonra 1912 ve 1924’lü yıllarda gelmeye başladık, daha sonra ağırlıklı olarak 1953 ve 1967 yılları sonrasında Yugoslavya’dan Türkiye’ye göç hareketi hızlandı. Dönemin Türkiye–Yugoslavya ilişkileri ve “serbest göç” mutabakatı, bu yolculukların çerçevesini oluşturdu.

Fakat “serbest göç” ifadesi, her ailenin hiçbir baskı veya kaygı yaşamadan ayrıldığı anlamına gelmiyordu. Ekonomik şartlar, kimlik ve dinî hayatla ilgili endişeler, akrabalık bağları ve gelecek beklentileri ailelerin kararlarında farklı biçimlerde etkiliydi.

Bu nedenle bütün göçlerin hikâyesini tek bir sebebe indirmek mümkün değil.

Türkiye’ye geldikten sonra da yeni bir hayat kurulması gerekiyordu: İş bulmak, ev tutmak, çocukları okula göndermek, yeni komşular edinmek kısaca; yaşam mücadelesi…

Bugün o yolculukların izleri aile sofralarında, konuşmalardaki kelimelerde ve hâlâ kullanılan memleket adlarında yaşıyor. Oysa yıllar önce Rumeli’den gelen Atalarımızın örf, adet, gelenek ve görenekleri halen yaşatılıyor. Bunun yanında yemek kültürümüz de kısmen yaşatılmaya devam ediyor.

 Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlıkları ilân eden Ülkeler;

Slovenya,  Hırvatistan,  Bosna-Hersek,  Kuzey Makedonya,  Sırbistan, Karadağ, Kosova

ELVEDA RUMELİ
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler