» TÜZÜN’DEN REFERANDUM SONRASI İLK AÇIKLAMA

Anayasa değişikliğine ilişkin halk oylamasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, halk oylaması resmi olmayan sonucuna ilişkin sert açıklamalarda bulundu.

Yüksek Seçim Kurulunun adının artık “Yüksek Sahtecilik Kurulu” olduğunu belirten Tüzün, “Sandıklara gittik, oyumuzu kullandık, sandıklara da sahip çıktık ama sandık sonuçlarını emanet ettiğimiz Yüksek Seçim Kurulu’nu hiç hesaba katmamıştık.” dedi.

Ayrıca resmi olmayan sonuçların açıklanmasının ardında Bilecik’te yapılan kutlamaları da eleştiren Milletvekili Tüzün, “Benim demokrasiye ve parlamenter sisteme inanmış çağdaş Bilecik Halkım yine ‘Hayır’ oyu verdi. Dün o meydanlara çıkıp konvoy yapanlar, havai fişek atanlar, Cumhuriyet Meydanına toplananlar hangi yüzle çıktınız da bu kutlamayı yapıyorsunuz?” diye sordu.

Bu referandumun kazananı milletimizdir.

Milletvekili Tüzün, CHP Bilecik İl Başkanlığında düzenlenen basın açıklamasında şu ifadelere yerdi:

“11 Ekim 2016’da başlayan son 4-5 aydır, önce Meclis gündemini, ardından bütün kamuoyu gündemini meşgul eden, Başkanlık sistemi getiren Anayasa değişikliği, dün yapılan referandum ile sonuçlandırmış bulunduruyoruz.” diyemiyorum. Çünkü bu geçici bir sonuçtur daha kesinleşinceye kadar önümüzde bir süreç vardır.

Öncelikle, burası çok önemli dün oyumu kullandıktan sonra yapmış olduğumuz röportajda da söylemiştim. Türkiye ortalamasının çok üzerinde, yüzde 90.51 oranıyla sandığa giderek “Hayır” diyen Bilecik halkını kutluyorum.

Ne kadar teşekkür etsem azdır.

Bilecik halkının vatanperverliğini, demokrasiye, cumhuriyetin değerlerine bağlılığını anlatmak için kelimeler yetmez…

Bu sonuca ulaşmamızda katkısı olan herkese, kampanya sırasında gece gündüz, yağmur- çamur demeden koşturan özellikle kadınlarımıza ve gençlerimize,  teşkilat mensuplarımıza, parti ayrımı yapmadan katkı veren herkese özellikle teşekkür ediyorum.

Sevgili arkadaşlar, demokrasilerde kazanan, sandığa giderek oyunu kullanan tüm vatandaşlardır.

Bu referandumun kazananı da milletimizdir.

Bakacağımız yüze utanacağımız hiçbir söz söylemedik…

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki;

Referandum kampanyası eşit şartlarda gerçekleşmedi.

Bir taraf devletin bütün imkanlarını kullandı, uçaklar, helikopterler seferber edildi.

Bizim vergilerimizden oluşan Devletin hazinesi, devletin memurları, devletin bütün araçları kullanıldı. TRT’siyle baskı unsuru oluşturuldu.

Evet’i savunanlar hukukun dışına çıktılar, her türlü hakareti ettiler.

Bizler ise kısıtlı imkanlarda, Demokrasiye sahip çıkmak için elimizden gelen çabayı gösterdik. Hukuk dışına çıkmamaya, kullandığımız dilin ayrıştırıcı, bölücü olmamasına özen gösterdik.

Bakacağımız yüze utanacağımız hiçbir söz söylemedik…

Yüksek Seçim Kurulu’nu hiç hesaba katmamıştık

Sandıklara gittik, oyumuzu kullandık, sandıklara da sahip çıktık ama, sandık sonuçlarını emanet ettiğimiz Yüksek Seçim Kurulu’nu hiç hesaba katmamıştık.

Yüksek Seçim Kurulu, son gün son saatte, deyim yerindeyse maçın son dakikalarında kural değiştirdi. Yasaya aykırı şekilde mühürsüz zarfların geçerli sayılmasına karar verdi.

YSK; seçimlerin adil ve tarafsız yapılmasından sorumlu bir yüksek yargı organıdır. Ne yazık ki, YSK, bu ülkenin yönetim biçimini belirleyecek en üst hukuki metin olan anayasa değişikliğine gölge düşürdü.

Kimse kusura bakmasın, özellikle de Yüksek Seçim Kurulu üyeleri ve hâkimler; yaptıkları savunma vicdan sahibi hiç kimsenin içine sinmedi.

Elbette YSK’ya itirazlarımızı yapacağız, sonuna kadar da takipçisi olacağız.

Sonuç değişir mi bilemem, buna yine YSK karar verecek.

%51,4 “Hayır” çıksaydı YSK bu kararı verebilecek miydi?

YSK’nın vermiş olduğu karar şaibelidir. Bu şaibeyi temizlemesi gerekir. Seçim Kanunu’nun 98’inci maddesi açık ve nettir. Kanunu YSK’nın vereceği bir karar değiştiremez. Kanunu sizlere okuyorum;

“Sandık kurulunca verilen biçim ve renkte olmayan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, tamamı yırtılmış olan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü dışında herhangi bir mühür, imza, yazı, parmak izi veya herhangi bir işaret bulunan zarflar geçersiz sayılır.” Bu maddeye karşı bir işlem yapılamaz. Ama maalesef YSK almış olduğu kararla bunu mühürsüz oyları ve zarfları geçerli saydı.

Şimdi Bilecik’ten YSK’na soruyorum:

1.Mühürsüz piyango biletine ikramiye çıksa, Milli Piyango ödeme yapabilir mi?

  1. 30 Büyükşehir’den 17si Hayır demiş, bu illerdeki seçmen sayısı yurt geneli seçmen sayısının %55’ini oluşturuyor.

3.Toplamda ise 81 ilin 31’inde “Hayır” önde. “Hayır” önde olduğu şehirlerin seçmen sayısı %60.95’i oluşturuyor. Diğer illerin seçmen sayısı bunları geçemiyor. Dolayısıyla hayırların önde olduğu çok aşikardır.

4.Maç oynanırken kural değişir mi? Doğu ve Güneydoğu illerinde saat 16:00’da sandıklar açıldı. Seçim Kurulu saat 17:10’da karar değiştirmiştir.

Şimdi soruyorum;  %51,4 “Hayır” çıksaydı YSK bu kararı verebilecek miydi? Taraflı karar vermesinin en somut örneği budur. Bu zamana kadar karar vermiş değildir. Ama YSK başkanının yapmış olduğu basın toplantılarından oluyor ki kararında bizi ret edecek gibi bir algı oluşuyor. Dolayısıyla Yüksek Seçim Kurulunun adı artık “Yüksek Sahtecilik Kurulu” olmuştur.

Yüksek Seçim Kurulunun adı artık “Yüksek Sahtecilik Kurulu” olmuştur

Geçmişte 17 Temmuz sonrası Türkiye’de hakimler, valiler, savcılar, öğretmenler, polisler FETÖ’cu olarak yakalanıp tutuklanırken FETÖ’cu olarak dokunulmayan 2 makam vardır. Biri milletvekilleri bir tanesi de YSK’ydu. YSK’dan FETÖ’cu çıkmadı onlara neden dokunulmadığının bugün YSK AKP’ye karşı bedelini ödüyordur. Bu çok açık ve nettir. Bundan böyle Yüksek Seçim Kurulu diye bir kurul yoktur. “Yüksek Sahtecilik Kurulu” vardır.

Yüzde 1.5 gibi bir oy farkıyla Türkiye’nin rejimi değiştirilemez

Şunu bilmenizi istiyorum ki bizler ise kısıtlı imkanlarda demokrasiye sahip çıkmak için elimizden gelen çabayı gösterdik. Hukuk dışına çıkmamaya kullandığımız dilin ayrıştırıcı bölücü olmamasına özen gösterdik. Ama gerçek şu ki Türkiye’nin geleceğini oyladık ve ülke olarak psikolojik olarak tam da ortadan ikiye bölündük.

Kutuplaştırıldık, kamplaştırıldık.

Gerçek şu ki, kampanya boyunca karşı karşıya kaldığımız bütün eşitsizliklere rağmen sonuç, sokaktaki her iki kişiden birisinin hayır dediğidir ve Anayasa gibi yasaların anası olan bir yasaya Anayasa değişikliğine iki kişiden birinin katılmadığını yapılan oylamayla tespit etmiş bulunuyoruz.

Zafer kazandığını düşünenler varsa, bu zafer ülkemiz için hayli yorucu ve yıpratıcı bir zaferdir.

Yüzde 1.5 gibi bir oy farkıyla Türkiye’nin rejimi değiştirilemez.

Bu çağdaş uygarlık mücadelesidir.

Geçmişte yapmış olduğumuz Anayasa değişikliği oylamalarına baktığımızda 12 Eylül sonrası bile %92 katılımla evet yönünde bir toplumsal uzlaşma Anayasaya karşı olmuştu. Bugün bir toplumsal uzlaşma olmadı.Tam yarı yarıya bölündü. Tabiri caizse toplum kamplaştırıldı karpuz gibi ikiye bölündü.

Şimdi iktidar sahiplerinin bu gerçeği göz önünde tutacağını umut ediyorum.

Bizler yine demokrasi ve hukuk içinde aydınlık geleceğimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bu çağdaş uygarlık mücadelesidir.

Umutsuzluğa, kırgınlığa  yer yoktur.

Daha yapacak çok işimiz var.

Benim demokrasiye ve parlamenter sisteme inanmış çağdaş Bilecik Halkım yine ‘Hayır’ oyu verdi.

Ayrıca Bilecik il geneline geldiğimizde Bilecik’te başta il başkanımız ve il yönetim kurulum üyelerimiz olmak üzere ilçe başkanlarımız ve yönetim kurulu üyelerimiz kadın kollarımız, gençlik kollarımız ve bize destek veren diğer partilerden siyasi partilerin il ve ilçe başkanlarına, sivil toplum örgütlerine, derneklere, her türlü baskıya rağmen bu kampanyanın lokomotif görevini milletvekiliniz olarak CHP olarak biz üstlendik ama CHP’sini milletvekilini yenebilmek adına günlerce Cumhurbaşkanı danışmanları yetmedi bakan yardımcıları yetmedi bakanlar yetmedi Başbakanı dahi Bilecik’e getirip bu psikolojik baskıyı yapanlar maalesef karşılığını bulamadı. Benim demokrasiye ve parlamenter sisteme inanmış çağdaş Bilecik Halkım yine ‘Hayır’ oyu verdi.

Hangi yüzle çıktınız da bu kutlamayı yapıyorsunuz?

Şimdi buradan soruyorum. Dün o meydanlara çıkıp konvoy yapanlar, havai fişek atanlar, Cumhuriyet Meydanına toplananlar hangi yüzle çıktınız da bu kutlamayı yapıyorsunuz? Bunu sormak benim görevimdir. Bilecik’te hayır çıkacak ‘Evet’ yapanlar kutlama yapacak. Tek kelimeyle yazıklar olsun. Bunun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bizi yenemediniz. Bakanınızı getirdiniz, bakan yardımcınızı getirdiniz,  bürokratınızı getirdiniz, danışmanlarınızı getirdiniz, başbakanı getirdiniz ama bizleri yenemediniz. Biz bu duyarlılığı Bilecik halkı olarak sandığa yansıdık. Bu yansıtma sürecinde bize destek olan tercihini hayır oyu yönünde kullanan bütün halkıma sonsuz teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Sonucu görmemezlikten gelemezsiniz.

Önümüzde daha çok zor işlerimiz var. Özellikle iktidar sahiplerine sesleniyorum. Sonucu görmemezlikten gelemezsiniz. Bu sonucun karşılığını 3 Kasım 2019’da mı seçim olur? Erken seçim mi olur? Ne zaman olursa olsun bir CHP olarak hazırız. Hiçbir korkumuz yok. Hiçbir baskı bizi sindiremez. Yapmış olduğunuz baskı da bizi nasıl sindiremediyseniz bundan sonrada sindiremeyeceksiniz. Ben bu seçimlerin referandum sonuçlarının öncelikle Bilecik halkının yüzde 90.5 gibi duyarlı davranarak ve sandığa giderek Türkiye’de birinci sırada en fazla oy kullanım oranına sahip olan Bilecikli hemşehrilerimi yürekten kutluyorum.”

avatar