Dolar 12,7241
Euro 14,4444
Altın 731,88
BİST 1.809
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik 13°C
Yağışlı
Bilecik
13°C
Yağışlı
Çar 8°C
Per 12°C
Cum 15°C
Cts 13°C

SEN HANGİSİSİN?

SEN HANGİSİSİN?
sırmalılar
A+
A-
19.11.2021

Yaşadıklarım sonucu hissettiklerim ve ben cam kırıkları gibi etrafa saçıldık. Onları bir araya getirmeye çalışırken buluyorum kendimi diyor danışanım. Peki neyle bir araya getirmeye çalışıyorsunuz? “Uhu” diyor.

“Çünkü bildiğim tek yapıştırıcı o, küçükken bir tek onu alabilirdik. Daha samimi ama kötü kokuyor.” Bildiğimiz tek yol, tek kural ne kadar samimi ve bilindik olsa da işlevini kaybedebilir. Aynı bu uhu gibi. Defalarca sıkarız, bulaca ederiz yapışsın diye. Ve yine olmaz. Başka bir şey gerekir bazen tekrar bir araya gelip cam gibi, ayna gibi olmaya, kırılanın aslına dönmeye.

Kuvvetle muhtemel debelenip dururuz bazen, biri bir koşu o kuvvetli yapıştırıcıyı getirsin deriz. Bazen de bantlayın gitsin, gene kırılır ne de olsa derken neyi kastederiz? Çoğu zamansa o birini bekleriz toplasın tüm parçalarımı, itina ile bir bir yapıştırsın. Öyle ustaca olsun ki yapboz parçaları birleştirir gibi kırılan yerden özveriyle. Çoğumuz ise hacet yok öze dönmeye, faraş ile toplansam ivedilikle diye iç geçirir.

Bazen ise hiçbir şey yapmadan korkuyla bekler. Bir çalı süpürgesi gelir de ben kırıklarımı birleştirmeden süpürür giderse diye, rüzgar gelirse ya savurursa diye korkuyla bekler hiçbir şey yapmadan. Kimimiz en doğru yapıştırıcının, en kuvvetlisinin, en doğru, en hazır zamanda gelmesini bekler. Güneşin olduğu rüzgarın olmadığı, halbuki bilmez ki kuruduktan sonra yapışması içindir rüzgar. Kimimiz düşünür. “Ee tamam yaptık, yapıştık. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Bu ayna tam göstermeyecek hiçbir zaman. Çizgiler olacak, tekrar kırılma riski hep var olacak. Belki de tek yolu yapışmak değildir anlamız çok geç olur. Anda, şimdi burada hissettiğim duyguyu önce fark edip, bize ilettiği mesajı duyup, neyden kaçıyorsak ona gönüllü olmak. Cam kırıklarını halı altına iteklememek. Öfkeyle, üzüntüyle, yalnızlıkla birlikte kalmak. Onlarla yol almak ,içimizde yer açıp kucaklamak pek mümkün. Haddi zatında uhudan başka yollarda var.

Hangi yolda olursak olalım, cam kırıklarının birleşmesi için suçlayıcı düşünceye, nahoş duygulara içimizde yer açabilelim. Ve bunun çok kıymetli bir süreç olduğunu unutmayalım. Her bir cam kırığı senin bir parçan. Bir parçası olumsuz düşüncelerin, bir parçası kötü deneyimlerin, diğer parçası istemediğin yok saydığın duyguların.

Her bir parçana kulak vermeyi denediğinde umman dolusu yollar seninle olacaktır. Sen hangisisin? Cam kırıklarını nasıl terekküp etmek isteyensin? Başka yollar mümkün deyip aramaya koyulan, bir kerte içini rahatlatan mı? Cam kırıklarıyla öylece donakalan mı? O kırıkların her birini temiz bir bezle özenerek silip, her parçasından kendine bakmaya çalışan mı? Eğilip her parçayı ceplerine doldurup kimsenin vecizelerine kulak asmadan elleri cebinde yürüyen mi? Sen hangisisin?

Ayça İrem Kabakcı

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments